SEYF-i KATî HİZB-İ ŞERİFİN FAZİLETLERİ

Yazar: Tarih: 20.10.2015 00:00:00

A A A

Şeyhu’l-İslam Muhammed‘Alemî (RadıyallâhuAnh)’ın “es-Sefine” isimli eserindeki beyânı veçhile;

Ahmediyye (Rufâ’î) meşâyıhı, tarîkatlerinin müessisi olan Seyyid Ahmed er-Rufâ’î (Radıyallâhu Anh) tarafından ilham yolu üzere Kur’ân-ı Kerîm’deki tertibe riâyet edilmeksizin eşsiz bir şekilde cemedilen ve “es-Seyfü’l-Kâtı’ (Keskin Kılıç)” diye tesmiye edilen bu hızb ile diledikleri şekilde tasarrufta bulunuyorlardı.

Zira bu, eşi benzeri olamayan İlâhî bir silahtır ki, her hangi istek ve hâcet için ne niyetle okunursa biiznillâhi Te’âlâ okuyan kişinin muradının hâsıl olacağı konusunda hiçbir şüphe bulunmamaktadır.

İleride zikredilecek şartlarına riâyet üzere bu hizbi güzel niyet ve tam bir itikad üzere her gün sabah veya akşam bir kere dahi okuyan kişi yardımsız kalmaz, mağlup olmaz, Allâh-u Te’âlâ onu her türlü kötülükten himâye eder ve kendisi için heybet ve kabul sancağı dikilir (herkes ona saygı duymak mecburiyetinde bırakılır).

Hizam ailesinden olan Seyyid Tâlib Ebû Bekr es-Sayyâd (KuddîseSirruhû)’nun beyânı veçhile; 

Bu hizb şartlarına riâyet edilerek sâdık (samimî) niyet üzere bir evde okunursa, o eve ne bir hırsız, ne bir yılan, ne de eziyet verici başka bir şey giremez.

Bu hizb bir koyun sürüsü içerisinde okunursa o sürünün çobanı olmasa bile bi kuvvetillâhi Te’âlâ kurt o sürüden bir şey kapma imkânı bulamaz.

Bu hizb ihlas ile bir su üzerine yedi kere okunsa ve sara gibi hastalıklara mübtelâ olan kişinin yüzü ve bedeni o su ile ovalansa, biiznillahi Te’âlâ hasta ayılır.

Bu hizb-i şerif bir kafile içerisinde okunsa        Allâh-u Te’âlâ o kervanı yol kesici eşkiyadan muhafaza buyurur.

Bu hızb-i şerif şartlarına uyularak başka bir kişinin niyetine okunursa biiznillâhi Te’âlâ onun da matlubu hâsıl olur.

Bu hizb-i şerif bir evde asılı bulunursa oraya hırsız giremez ve o ev yanmaz.

Bu hızb-i şerifi üzerinde taşıyan kişi hiçbir mâkirîn hilesine mâruz kalmaz. Bütün bunlar güvenilir zatlar tarafından denenmiştir.

Şeyh Muhaddis Muhammed ‘Akile (Rahimehullâh) şöyle demiştir:

“Bu hızb-i şerifin büyük bereketleri vardır. Bunu her gün veya gece okuyan yâhut yanında taşıyan biiznillâhi Te’âlâ her hîlekârın mekrinden ve her gaddarın gadrinden kurtulur. Bu kişi akılların anlayamayacağı kadar yüksek makamlara erişir.

Bu hızb-i şerifin tertibi takdim ve tehir husûsunda Kur’ân-ı Kerîm’in terkibine muhâlif görünse de İlâhî bir ilham tarîkiyle acâyip bir tertip ve eşsiz bir üslup üzere tanzim edilmiştir ki bu tertip, hızb-i şerifin düşmanları kahreden (açık) bâhir bir âyet olduğuna delâlet etmektedir.

9.    Şeyh Ebû Bekr el-Ensârî el-Vâsıtî (Rahimehullâh) “’Ukûdü’l-leâlî” isimli eserinde büyük veli Seyyid Ali el-Hılakî er-Rufai (Radıyallâhu Anh)’ın tercemesinde şöyle demiştir:

“Bu zât Seyf-i Kâtı’ diye bilinen ve Ahmed er-Rufai (Radıyallâhu Anh)’a âit olan hızb-i şerif ile tasarrufta bulunurdu. Bazıları buna ‘Sırr-ı Masun’’ adını da takmışlardır.

Bu zat bu hizbi hangi muradı için okuduysa mutlaka tesir zuhur etmiştir. Seyyid Ali hicrî sene 874’te vefat etmiştir. Tasarrufta bulunduğu hızb-i şerifin Ahmediyye (Rufailer) arasında büyük değeri vardır.”

10.   Şeyh Muhammed Ebu’l-Yümn el-Betrûnî bu hızb-i şerifin faziletlerini beyan sadedinde şu kelimatı kaydetmiştir:

“Sağlam bir zırh, keskin bir kılıç, parlak bir yıldız, sadefindeki tek inci ve büyük bir hazîne olan bu hızb-i şerifin tesirinin sıhhati ve kendisiyle tevessülde bulunan kişiye kabul eserinin hâsıl olacağı hususunda ariflerin icmâı vardır.

Allâh-u Te’âlâ bu hızb-i şerif sayesinde nice dertlilerin sıkıntısını açmış, nice korkanlara emniyet vermiş, kaderin zâlimlerin ellerine attığı nice mazlumları kurtarmış ve niceleri bununla muradlarına kavuşmuştur.

Gerçekten de bu hızb-i şerif doğru yola ulaştıran ve sebeplerin kapılarını aralayan parlak bir nurdur ve gerçekten de bu, dürr-ü meknûn (saklı inci) ve sırr-ı masundur (ehil olmayanlardan korunmuş bir sırdır).

Artık her akıllı kişinin kitâb-ı meknundan istinbat edilmiş olan bu sırr-ı masûnu kendisi için vird seçmesi, onun değerini hakkıyla takdir etmesi, hemcinslerinden gizlemesi ve gerektiği şekilde onun hakkını vermesi gerekir. Çünkü o, sırların sırrıdır ve ebrârın azığıdır. Ona sarılmak insanı umduklarına ulaştırır ve muradı olanları dileklerine kavuşturur.

Ey bu yolu seven kişi! Sen bu virdi iyi öğren ve ehli olmayanlardan ketmeyle (gizle), zira bu hızb bu zamanda bir emir ya da sultanın hâzinesinde bile bulunamayacak kadar değerli ve nadir olan hâzinelerdendir.

Bu hızb-i şerifin okunması da taşınması da faydalıdır. Allâh-u Tefâlâ bu hızb sayesinde her zoru kolay eder, mühim sıkıntılara kifayet eder, zor zamanlarda düşmanların şerrinin defi ve hilelerinden kurtuluş beklentisiyle yapılan dualara süratle icâbet eder.

Bu hızb-i şerif kendisini okumaya devam eden kişiye kötülük yapmak isteyen sûikastçı kişileri rezil etmek için denenmiş olan keskin bir kılıçtır. Nitekim nice kereler denenmiş ve Allâh-u Te’âlâ bu vird-i şerif sayesinde çok şiddetli sıkıntıları gidermiştir. Artık sen gecelerinde ve günlerinde ve şâir vakitlerinde halvet ve celvet hallerinde bu hızb-i şerifi vird edinmelisin.

Bu hususta Şeyh Abdüsselâm el-Harîrî (Rahimehullâh) ın yaşadıkları, Şeyhu’l-lslam İmâm Muhammed en-Nasrî (Rahimehullâh)’ın rüyası, Şevli Abduh Kusayrî (Rahimehullâh)’ın kıssası, Medine müftüsü Seyyid Es’ad el-Medenî eş-Şerîf el-Husevnî (Rahimehullâh) ibretlik hâdisesi ve Arif-i Allâme Muhammed el-Cevherî el-Abbâsî (Rahimehullâh)’ın vâkıası yeterli delil teşkil etmektedir.”

11. Bu hızb-i şerifin faziletlerini beyan eden birçok şiirler inşad edilmiştir.